Cinemu - Islamic Movie Guide
Home | Register | Login | Contact

Traitor (Hain) / Müslüman Terörist İmajına Aykırı Bir Bakış




Yard.Doç.Dr. Bilal Yorulmaz

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
Öğretim Üyesi

Çocukken gözlerinin önünde arabasına konulan bir bomba ile babası öldürülen Samir Horn, kendisini bu terörist grubu çökertmeye adar. Liseden sonra ABD ordusuna katılıp bomba uzmanı olur. Daha sonra ordudan ayrılıp Afganistan ve Bosna’da savaşlara katılır. Yemen’de Nasir adlı terörist liderin örgütüyle bağlantı kurmaya çalışırken polis tarafından yakalanır ve örgüt üyeleriyle birlikte hapse girer. Hapiste örgüt liderlerinden Ömer’in dostluğunu kazanır ve diğerleriyle birlikte hapisten kaçırılır. Samir Fransa’da örgütün asıl liderleri olan Ferid ve Nasir ile tanıştırılır. Onların da güvenini kazanmak için inşaat halindeki Nice Amerikan Elçiliği’ne bomba koyar. İstemeden sekiz kişinin ölümüne neden olur.

Örgütün güvenini kazanan Samir’e asıl plan açıklanır. ABD’de 30 yolcu otobüsüne birer canlı bomba konulacaktır. Canlı bombalar emir beklemektedirler ve birbirlerinden haberleri yoktur. Samir bombaları hazırlayıp teröristlere  teslim eder. Fakat hepsine aynı otobüse binmeleri talimatını verir. Samir ülkeden kaçmaya çalışan Ferid ve Nasir’i öldürürken canlı bombalar da kendilerini havaya uçururlar.

Filmin açılış sekansında Samir’in babasından Kur’an okumayı, satranç oynamayı ve namaz kılmayı öğrendiği görülmekte, devamında ise Samir’in gözleri önünde arabasına bomba konulan babasının ölümü dramatik bir şekilde sunulmaktadır. Sonraki sekansta ise Samir’in bomba satmak için bir eve gittiği görülmektedir. Samir pazarlık yaparken polis opresyon düzenler. Teröristlerin çoğu öldürülür. Geri kalanlar ise Samir’le birlikte hapse atılır. Hapishane’de Samir’e hain gözüyle bakarlar ve aralarına almazlar. Onlar bir tarafta cemaatle namaz kılarken Samir’in tek başına namaz kılışını ve hücresinde “Subhanallah” diye zikredişini görürüz.  

Samir’in hapishanedeki bir kabadayı ile de başı derde girer. Kabadayının aç bıraktığı zayıf bir adamla yemeğini paylaşması üzerine;
Kabadayı: Burada kimin aç, kimin tok olacağına; kimin yaşayıp kimin öleceğine ben karar veririm. Anladın mı?
Samir: Hayır. Buna ancak Allah karar verir. Anladın mı?
Bunun üzerine çıkan kavgada Samir kabadayının adamları tarafından dövülür. Ertesi gün namaz kılarken Samir’e sataşmaları yüzünden örgütün hapisteki lideri Ömer, kabadayıya karşı çıkar ve onu korumaya alır. Daha sonra da Samir’le dost olurlar.

Onlar hapishanedeyken örgüt İspanya’da bir plaja bomba yüklü bir jeep’le saldırır. Olayda 11 ABD vatandaşı ölür.
Olayı inceleyen FBI dedektifleri arasında şöyle bir konuşma geçer:
Dedektif Max Archer: Eleman bir tür şokta olmalı. Cennette 72 bakiresiyle birlikte uyanmayı planlıyordu… sevişmek için kendini havaya uçur. Ne b.ktan bir iş.
Dedektif Roy Clayton: Büyüdüğüm yerde Klanlar insanların evlerinin önünde haçları yakıyor, buna hristiyanlık diyorlardı. Babam ve kiliseden insanlar gelip onları söndürdü. Görünüşe göre her dinin birden fazla görünüşü var.
Bu sahnede diğer filmlerde pek nadir görülen bir tutum sergilenmekte ve Hristiyanlıktaki yanlış uygulamalar ile kıyaslama yapılmaktadır. Her dinin mensuplarının din adına yanlış yorumlar yapabileceği, Hristiyan dünyasında da fanatiklerin bulunduğu etkili bir şekilde ifade edilmektedir. 

Samir, Ömer ve diğer teröristlerle birlikte Fransa’ya kaçırılır. Burada örgütün üst düzey yöneticilerinden Ferid ile tanıştırılır. Ferid’in içki ikramı üzerine aralarında şöyle bir konuşma geçer:
Ferid: Bu kadar huzursuz olma Samir. Bazen içki içer, traş oluruz. Bazen domuz eti bile yeriz. Kur’an’da buna takiyye denir. Düşmanını yanıltmak için onlar gibi davranmak.

Samir: Kusura bakma Ferid kardeş. Efendimiz (sav) inananların sadece ölüm tehditi altında Müslüman oldukları hakkında yalan söyleyebileceklerini söylemiş.

Ferid: Şu an ölüm tehditi yok mu? Savaştayız. Etkili olabilmek için onlar gibi olmalısın.

Samir: Ama şu anda kimse bize bakmıyor ki.
Ömer: Samir inançlı birisidir.
Ferid: İnançlı olmak iyi, ama emre de itaat etmek gerekir.

Ferid’le Samir’in konuşması aslında samimi bir Müslümanla terörizmi kullanan insanlar arasındaki farkı ortaya koymaktadır. Samir ehli sünnet çizgisinde bir yorumda bulunurken Ferid işine geldiği şekilde Kur’an’ı yorumlamaktadır.

Samir’in kız arkadaşı Leyla’nın Ajan Roy Clayton tarafından sorgulanmasında da samimi Müslümanlarla teröristlerin birlikte değerlendirilemeyeceği ifade edilmektedir:

Leyla: Sizce her Müslüman erkek terörist midir?

Ajan Roy: Aksine ben sadece öyle olanları arıyorum.

Samir örgüte kendini kabul ettirebilmek adına bir eylem yapmaya karar verir. Bunun için tadilatı yapılan Nice ABD Elçiliği’ni seçer. İçeriye soktuğu bombaları uzaktan kumanda ile patlatır. Bu noktada Samir’in CIA ile bağlantılı olduğunu öğreniriz. CIA binayı boşaltacak ve 2 sahte ölüm ilan edilecektir. Fakat Samir akşam haberlerini izlediğinde olayda 8 ölü 5 yaralının olduğunu öğrenir ve yıkılır. Odasına kapanır, gözyaşları içinde mağfiret diler: “Allah’ım beni affet.” 
Samir’in olaydan duyduğu üzüntüyü gören CIA ajanı Carter, örgüte yeni bombalar vermesini, böylece kimliğini saklayıp Nasir’e ulaşabileceğini söyler ve ekler.
Ajan Carter: Bu bir savaş kazanmak için her şey mübah.
Samir: Böyle konuşarak kime benzediğinin farkında mısın?
Ajan Carter: Kime hesap vereceğini unutma.
Samir: Ben sadece Allah’a hesap vereceğim. Hepimiz öyle.

Ajan Carter için ölen insanların bir önemi yoktur. O da diğer teröristler gibi hedefe ulaşmak için her yolu mübah görmektedir. Bu sahne, bir ABD’linin kötü gösterilmesi bakımından kayda değerdir. Ama diğer taraftan farklı bir mesaj da taşımaktadır. Film boyunca terörist olup olmadığında şüpheye düştüğümüz Samir’in terörist olmadığı kanaatine WASP (White-Anglo Sakson- Protestant/Beyaz-Anglo Sakson-Protestan) bir Amerikalı ile kurduğu irtibattan sonra ulaşmaktayız. Bu durum bu tarz filmlerde görülen bir klişedir. İyi olan ya WASP ya da onunla ilişkili olandır.

Ömer ile Samir arasında geçen bir konuşmada İslâm’daki cihad anlayışı doğru bir şekilde yansıtılmaktadır:
Ömer: Benim de Paris’te bir kadınım var. Güzel, çok güzel. Biliyor musun dedikleri doğru. Savaş, küçük cihad. Nefsini yenmek, düzgün yaşamak…  En büyük cihad budur.
Samir: Peki bizim yaptığımız bu mu? Kendine hiç sordun mu? 

Örgütün güvenini kazanan Samir yıllardır planlanan bir eylemin sorumlusu yapılır. Önceden ABD’ye yerleştirilmiş ve birbirinden haberi olmayan 30 teröriste bomba temin etme ve bunlarla 30 yolcu otobüsünü havaya uçurma görevi Samir’e verilir.  Samir bombaları teröristlere ulaştırır. Fakat hepsini aynı otobüse yönlendirdiği için tek bir otobüste patlama olur ve 30 terörist ölür. Samir ise yurtdışına kaçmaya çalışan Ferid ve Nasir’i öldürerek örgütü tamamen çökertir.

Filmin son sekansında Samir ile Ajan Clayton’un konuşmalarında da İslâm adına olumlu mesajlar verilmektedir:
Clayton: Sicilini temizlettim. Artık özgürsün. Ama bize yardımın dokunabilir.
Samir: Özgür müyüm? Bana özgürmüşüm gibi gelmedi. Bilgisayardan sil tuşuna basınca her şey düzeliyor mu? İnsanların yaşamı hakkında seçim yaptım. Biliyor musun Kur’an “Masum bir insanı öldürmek bütün insanlığı öldürmek gibidir.” buyuruyor.
Clayton: Ayrıca bir insanı kurtarmak bütün insanlığı kurtarmak gibidir buyuruyor. Sen bir kahramansın.

Traitor filmi birçok Hollywood filminin aksine bazı yönleriyle İslâm’ın gerçek yüzünü göstermeye çalışan bir filmdir. Samimi bir Müslüman olarak Samir karakteri etkili bir şekilde çizilebilmiştir. Teröristlerin din adına samimiyetsiz duruşlarını göstermesi, her dinde fanatiklerin bulunabildiğini (özellikle örneğin Hristiyanlıktan verilmesi önemlidir.) ifade etmesi, samimi bir Müslüman olarak samir karakterine vurgu yapması bakımından film oldukça olumlu bir bakış açısına sahiptir.

Ama Traitor filminin de verdiği olumsuz mesajlar bulunmaktadır. Filmde açıkça her Müslüman’ın terörist olmadığı ifade edilmektedir. Ama film’den “teröristler sadece Müslümanların içinden çıkar” mesajını almak da mümkündür.[1] Filmde yer alan teröristlerin hepsinin Müslüman olması filmin olumsuz yönlerinden birini oluşturmaktadır. Ayrıca teröristlerin eylemlerden önce kendilerinden geçip “Allahu Ekber, Allahu Ekber” demeleri de İslâm adına olumsuz bir imaj çizmektedir. Müslümanlarla samimi ilişkiler kuran insanların %99’u karşılarında Samir Horn’ları göreceklerdir. Ama bu iletişim fırsatını yakalayamayan insanların aklında Müslümanlar terörist olarak kalacaklardır.
 

[1] Bora Tokgöz, “Sıkı Bir Ajan Filmi”, http://film.com.tr/film.cfm?fid=4561 ; Erişim: 31.10.2009